Sayfalar

24 Mart 2012 Cumartesi

ÖZGÜRLÜK ANITI
1865 yılında genç Fransız heykeltıraş Frederic Aguste Bartholdi, Amerika hayranı ünlü tarihçi Edouard de Laboulaye ile görüşmek için geçmişte Fransa Kraliyeti’nin başkenti olan Versailles’e gider. De Laboulaye ABD’nin yüzüncü yıl kutlamalarının 10 yıl sonra, yani 1876 yılında yapılacağını gözlemler ve ABD’ye bir hatıra vermenin güzel bir jest olacağını düşünür. Bartholdi daha sonra yıllarını harcayacak olduğu dev bir heykel düşüncesine sahipti. Bu heykel dünyayı ışığıyla aydınlatan bir kadındı. Yani Özgürlük Anıtını sembolize eden heykeldi. Heykelin üretim masrafları Fransız halkı tarafından karşılanacaktı ve ayakta durmasını sağlayacak alt tabanı Amerikalılar tarafından finanse edilerek inşa edilecekti.
Yıllar sonra Bartholdi heykelin inşası için bir grup Fransız ve Amerikalıdan oluşan Fransız-Amerikan Birliğini (Franco-American Union) kuracaktı. Dizayn çalışmaları için daha sonra Eiffel Kulesini de dizayn edecek olan Alaxandre-Gustave Eiffel işe alınmıştı. Lakin yüzüncüyıl kutlamaları yaklaşıyordu ve proje planlamanın gerisindeydi. Fransa da o dönemde bir heykel inşa etmek için fon toplamak o kadar kolay değildi. 1880 yılına gelindiğinde “Özgürlük” çekilişi adı verilen bir fikir geldi. Neyse ki, Fransız yasaları o dönemlerde hayır işleri ve sanatsal faaliyetler için kura çekilişlerine izin veriyordu. Bu nedenle Fransız hükümetinden izin alınabildi. Kura için ödül olarak inşa edilecek anıtın minyatür modelleri verilecekti. Oldukça zaman alan bir çalışma oldu ama Fransız tarafı Crowdfunding uygulamasını başarıyla gerçekleştirerek inşa için gereken parayı toplamıştı.
Amerikan tarafında ise işler o kadar kolay gitmiyordu. Ne Amerikan Kongresi ne de New York Kenti heykelin ayakta durmasını sağlayacak alt taban için finansman vermeyi kabul etmişti. Heykel Fransa’da parçalar halinde inşa edilirken parçalar turistlerin ilgisini çekmek ve dikilmesi için gereken parayı toplamak üzere ABD’ye gönderiliyordu. Fakat yeterince para toplanamamıştı. 1883 yılına gelindiğinde ABD Kongresi bir kez daha gerekli finansmanın sağlanmasını reddetmişti. Bu durum New York World gazetesi yayımcısı Joseph Pulitzer’i kızdırmış ve gazetesinde bir fon toplamaya kampanyası başlatmasına neden olmuştu. Lakin o dönemlerde gazetenin çok fazla okuyucusu yoktu ve yeterince para toplanamamıştı. Bir yandan işler kötüye giderken diğer yandan diğer eyaletler anıta ev sahipliği yapmak için yarışa girmişlerdi. Bu arada Pulitzer’in okuyucu kitlesi büyümüş ve yeniden bir kampanya denemesi yapılmıştı. Bu kez kampanya çok başarılı bir sonuç vermişti.
Heykel’in sandıklanmış olan parçalarının Fransa’dan yola çıkacağı haberi yayılınca yeni bir bağış dalgası daha gelecekti. Daha sonra kısa sürede gereken alt tabanın inşası çalışmaları başlayacaktı. Finansman toplama çabaları bütün bir ülkeyi etkilemiş, zengin fakir demeden herkesten küçük miktarlarda paraların toplanmasına neden olmuştu. Bu arada World gazetesinin tirajı tavan yapmış ve bütün batı kıtasına yayılmıştı.
Heykelin temeli ve tabanının inşası konusunda görevli Amerikan Komitesinden gelen afişte şunlar yazıyordu: “ Her Amerikalı heykelin tabanı için oluşturulan fona bağış yaptığından dolayı gurur duymalı ve küçük modellerden nişane olarak almalıdır. Bu modeller yapılan harika işbirliğinin bir ispatı olacaktır.” En ilginç olanı ise sadece iki ödül sunulmasıydı. Birinci ödülde 1$ bağış yapana 15 cm’lik bir heykel modeli sunulurken, ikinci ödülde 5$ bağış yapana 30 cm’lik bir heykel modeli ödül olarak sunuluyordu.
İşte bu Özgürlük Anıtının inşasının kısa bir Crowdfunding hikayesidir.
Can ULUDAĞ
canuludag@gmail.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder