CROWDFUNDING
Crowdfunding kelimesi ingilizce bir kelime olup “Crowd” ve “Funding” kelimelerinin birleşmesiyle oluşan yeni bir terimdir. Türkçe de henüz güzel bir karşılığı olmamakla birlikte Kitle Fonlaması veya Grup Finansmanı şeklinde tercüme edilebilir.
Crowdfunding’in özünde girişimcinin projesi için finansman sağlama, farkındalık yaratma ve geri bildirim almaya yönelik çok sayıda insanla bir ağ oluşturma (network) mantığı var. Daha geniş bir manada ifade etmek gerekirse, crowdfunding bir amacı olan insan veya grupların internet ortamında sosyal kampanya başlatarak amacını gerçekleştirebilmek için gereken finansmanı bulma çabasıdır. Bu amaç sosyal projelerden kendi şirketini kurmak isteyen girişimcilerin projelerine kadar çok geniş bir yelpazede belirlenebilir. Bu konuda mevcut birçok yabancı site bulunmasına karşın hepsinin hangi tür içerikleri kapsayacağı platformdan platforma çeşitlilik gösteriyor. Bazı platformlar sadece teknoloji odaklı projeleri içerik olarak kabul ederken bazıları hiçbir kısıtlama olmaksızın her türlü yasal projeyi içerik olarak kabul edebiliyor. Bu projeler bir kanser hastasının tedavisi için gereken parayı toplamaktan aklınıza gelebilecek her türlü projenin fonlanmasına kadar uzanabiliyor.
Crowdfunding konusundaki ilk uygulamaların neler olduğunu baktığımızda İngiliz rock grubu Marillion’unun bu konuda ilk öncülerden olduğunu görüyoruz. 1997 yılında Amerika’nın farklı illerinde düzenlemek istedikleri turne için kendi taraftarlarından internet kampanyası yoluyla $60,000 bağış toplamayı bu yolla başarıyorlar. Hatta bu kampanya gruptan bağımsız olarak sadece grubun hayranları tarafından organize edilmiş. Rock gurubu bu yolun ne kadar etkili olduğunu fark ederek daha sonra bu yöntemi yeni yapacakları kayıtların fonlanması ve çeşitli albümlerin pazarlanması için bir finansman yöntemi olarak benimsemeye başladı ve böylece müzik dünyasında crowdfunding denilen finansman bulma yönteminin ilk tohumları da atılmış oldu. Anoraknophobia, Marbles ve Hapiness is the Road bu yolla fonlanan eserlerden sadece bir kaçını oluşturuyor.
Film endüstrisinde ise ilk uygulama 2004 yılında Fransız girişimci ve prodüktör Guillaume Colboc ve Benjamin Pommeraud’un Demain la Veille (Waiting for Yesterday) adlı filmlerini fonlamak için internet üzerinde bir bağış kampanyası başlatmasıyla ortaya çıktı. Bu yolla 3 hafta içerisinde 50,000$’dan fazla finansman bularak filmin çekimlerine başladılar ve crowdfunding’in etkisini bir kere daha dünyaya hatırlatmış oldular.
Bütün bu süreç içerisinde sistemin ne kadar etkili olduğunu gören girişimciler bu yöntemin dünyadaki birçok soruna çözüm olabileceği ümidiyle farklı uygulamalar geliştirdiler. 2005 yılında Matt Flannery and Jessica Jackley dünyanın ilk p2p (person-to-person) miktofinansman sağlama yani borç verme platformu olan http://www.kiva.org/’u kurdu. Bu platform aracılığıyla geri kalmış ülkelerdeki yardıma muhtaç insanlar projelerini başka insanlara anlatarak herkesten en az 25’er dolar topluyor ve projesini gerçekleştirerek kazandığı paralarla da yine bu paraları faizsiz olarak geri ödüyor. Kiva.org’un bu yöntemle 61 ülkede 650,000 kişiden 263,000,000$ toplamayı başararak bir rekora imza atması, bir milyondan fazla kullanıcıya sahip olması ve %98.93’lük geri ödeme oranı crowdfunding’in iyi niyetlerle kullanıldığı zaman ne kadar büyük işler yapabildiğinin de güzel örneklerindendir.
Kısacası Crowdfunding bir takım oyunudur. Kendi içerisinde giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Yakınlarına, onların yakınlarına, sosyal medya liderlerine ve diğer kişilere ulaşmayı gerektirir. Ağdaki insanların küçük desteklerinin bir araya gelmesiyle büyük bir etki yaratma ve momentum oluşturma arzusu vardır. Bir ticaret şeklidir; finansal destek bulmak için ürün veya hizmet sağlanan bir yardım şekli değil.
Daha sonraki yazılarımızda bu konuya daha çok yer verecek, aynı zamanda başka ilginç konuları da sizlerle paylaşıyor olacağım.
Can Uludağ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder